Yargıtay Onursal Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu adına Ankara’da cenaze töreni düzenlendi. Kocatepe Cami’nde gerçekleşen cenaze törenine Anayasa Mahkemesi Başkanlığı görevinde bulunmuş olan eski Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, eski Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk, Yargıçlar ve Savcılar Birliği (YARSAV) eski Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Ramiz Erinç Sağkan, CHP Parti Meclisi Üyesi ve Aydın Milletvekili Bülent Tezcan, CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal, yargı ve siyaset dünyasından isimler ve Kanadoğlu’nun sevenleri katılmayı ihmal etmedi. Kanadoğlu’nun naaşı kılınan cenaze namazı sonrasında toprağa verilmek üzere alkışlar eşliğinde Balıkesir’e uğurlandı.
84 yaşındaki Kanadoğlu, bir süredir tedavi gördüğü Başkent Üniversitesi Ankara Hastanesi’nde 24 Şubat sabahı hayata gözlerini yummuştu.
SABİH KANADOĞLU KİMDİR?
Sabih Kanadoğlu, 20 Mayıs 1938'de dünyaya gözlerini açtı. Kabataş Erkek Lisesinden mezun olan Kanadoğlu, 1959 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun oldu.
Burhaniye hâkim adayı olarak meslek hayatına başlayan Kanadoğlu; sırasıyla Orhaneli ve Erzurum Cumhuriyet Savcılığı, Bingöl Sulh Hakimliği, Tokat ve Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığı, İzmir Ceza Hakimliği ve Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesi ile Adli Yargı Adalet Komisyonu başkanlıkları görevlerinde bulundu. 19 Temmuz 1984 tarihinde Yargıtay üyeliğine seçildi. Yargıtay Büyük Genel Kurulu tarafından ilki 26 Aralık 1994 tarihinde, ikincisi de 28 Aralık 1998 tarihinde olmak üzere iki kez Yargıtay 11. Ceza Dairesi Başkanlığı'na seçildi. Yargıtay Büyük Genel Kurulu tarafından gösterilen adaylar arasından 21 Ocak 2001 tarihinde Ahmet Necdet Sezer tarafından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na atandı. 20 Mayıs 2003 tarihinde yaş sınırı nedeniyle emekliye ayrıldı.
2006 yılında YARSAV’ın kurucuları arasında yer aldı. 26 Mayıs 2012 tarihinde Türk Hukuk Kurumu Başkanlığına seçildi.
SİYASETE DAMGA VURDU
Kanadoğlu, adını siyaset tarihine “367 kararı” ile vurguladı.. AK Parti iktidarının 7’nci yılında, 10’uncu Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in görev zamanının dolacak olması sebebiyle yapılacak Cumhurbaşkanı seçimi, laiklik tartışmalarının fitilini ateşledi. Ülkenin çeşitli yerlerinde "Cumhuriyet Mitingleri" adıyla çokça insanın katılım gösterdiği gösteriler düzenlendi. AK Parti, Cumhurbaşkanı adayı olarak Abdullah Gül isminde karar kılarken Gül’ün Cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturma süreci “367 tartışmaları” ile askıya alındı.
Anayasa'nın 102. maddesine göre Cumhurbaşkanı seçilebilmek adına, ilk iki turda nitelikli çoğunluk olan 367 oy, sonraki iki turda ise salt çoğunluk olan 276 oy aranıyordu. Yargıtay eski Başsavcısı Kanadoğlu’ 26 Aralık 2006’da Cumhuriyet gazetesinde yayımlanan yazısında, 367'nin sadece karar yeter sayısı değil aynı zamanda toplantı yeter sayısı olduğu görüşünü ortaya atmıştı. Kanadoğlu, oylamalara en az 367 milletvekilinin katılması gerektiğini, aksi durumda sonucun geçersiz kılınacağını iddia etmişti.
27 Nisan 2007’de Meclis’te yapılan Cumhurbaşkanlığı seçiminde aday olan Abdullah Gül, verilen 357’oyun 352’sini aldı. Aynı gün Genelkurmay Başkanlığı internet sitesinin ardından e-muhtıra olarak anılacak bir basın açıklaması yayımlanarak seçimlerde laikliğin tartışma konusu olduğunu ve Genelkurmayın bu konuda taraf olduğu söyledi. Anayasa Mahkemesi (AYM) 1 Mayıs'ta verdiği kararla, 367 iddiasını kabullenerek yapılan birinci tur oylamayı iptal etti. Bunun üzerine 6 Mayıs'ta yapılan iki yoklamada da toplantı yeter sayısının (367) olmayışı yüzünden 11. Cumhurbaşkanı seçilemedi.
Bunun üzerine AK Parti hükümeti seçim kararı aldı. Seçimlerden yüzde 47 gibi ezici bir çoğunlukla çıkan AK Parti, bir kez daha 367 sorunuyla karşı karşıyaydı ancak Gül, MHP’nin desteğiyle 11. Cumhurbaşkanı seçildi.
ABONE OL

YORUM YAP